Hellboy 1
İntikam -I-
Kötü Kız
Kirli Düşkünü
Arkadaşım itaatkar bir köleymiş

İntikam -I-

Son bir haftadır Judith’in dünyası başına yıkılmıştı. Çok severek evlendiği, uğrunda her şeyden vazgeçebileceği biricik eşi Ralph onu aldatıyordu. Eşini yakalamıştı. Ama henüz eşinin bundan haberi yoktu. Her zaman eşi Judith’in zekiliği ile övünürdü ve işte bu zekiliği sayesinde Judith hiçte zorlanmadan eşini yakalamıştı. Ama bir haftadır içinden eşine karşı büyük bir nefret beslese de hiç belli etmeden kafasından planlar kuruyordu. Eşi eve geldiğinde ise hiç bir şey olmamış gibi davranmayı başarıyordu. İlk olarak eşinin yurt dışı seyahatleri bahanesi ile başka birisi ile yaşadığını öğrenmişti. Bir hafta süren bu zamanlarda eşi ( Judith’in bildiği kadarı ile) yurt dışında oluyordu. Her gün onu arıyor ve toplantılara katıldığını söylüyordu. Eve döndüğünde ise Judith’i hediyelere boğuyordu. Tabi bütün bunların sahte olduğunu anlayan Judith işe eşini takip ettirmekle başladı. Son ana kadar belli etmek istemediği için eşinin peşine dedektifler taktı. Tabi fazla süre geçmeden eşinin kendisine yalanlar uydurup nereye gittiğini öğrenmişti.
Evde büyük bir sabırsızlıkla dolanıyordu Judith. Eşini az önce işe öperek uğurlamıştı. Bugün planının ilk safhasını uygulamaya koyacaktı. Uzun süre düşündükten sonra işe, kocasının sevgilisi ile başlamayı uygun görmüştü. Bu yüzden ona kısa bir ziyarette bulunacaktı. Öncelikle bir sırt çantasına bir yığın ip, yapışkan bant koydu. Ayrıca çantada pamuk ve kloroformda vardı. Yanına son olarak uzun ve kalınca bir sopa aldı. Tamamen hazırlandıktan sonra arabasına binerek hedefe doğru yol almaya başladı.
Dedektiflerden aldığı bilgiye göre eşinin sevgilisi ( ki adı Carolyn’di ) haftanın bu günlerinde düzenli olarak ormanda koşu yapmaya gidiyordu. Gittiği ormanın adını duyduğunda Judith’in yüzünde bir tebessüm oluşmuştu. Çünkü genelde çok ıssız bir ormandı burası. Yaklaşık 20 dakikalık bir yolculuğun ardından ormana ulaştı. Yürüyüş için özel olarak tasarlanmış parkurun yanında dedektiflerin ona resimlerini gösterdiği Carolyn’e ait araba duruyordu. Park yerinde bir araba daha vardı ama Judith bu durumu pek önemsemedi. Artık hiçbir şeyin kendisine engel olamayacağın biliyordu.
Arabasını park ettikten sonra yanına sırt çantasını alarak kara çamların ve sedir ağaçlarının çevrelediği ormana doğru hızlı bir şekilde yürümeye başladı. Yaklaşık 15 dakika kadar yürümüştü ki önünde ilerleyen bir kişi gördü. Biraz yaklaştıktan sonra bunun Carolyn olduğunu fark etti. Kendi kendine “Dedektiflerin gösterdiği resimlerden daha da güzel.” diye düşündü. Ona biraz daha yaklaştıktan sonra ( Carolyn halen onu fark etmemişti. ) sırt çantasını çıkartarak bir kenara bıraktı ve içinden sadece kloroform ile beraber bir parça pamuk aldı. Kloroformdan bolca pamuğun üzerine döktükten sonra onları cebine koyup kamufle etti ve Carolyn’e doğru ilerlemeye başladı.
Her şey bir anda olup bitmişti. Judith aralarında 5 metre kadar kaldığı sırada hemen ileri doğru atılmıştı. Carolyn tam bu esnada arkasını dönüp Judith’i gördü. ( Ralph birçok kere Judith’in resmini ona göstermişti. ) Carolyn ilk esnada kısa bir şok geçirdi. Karşısında bir anda gördüğü Judith’in gözlerinden nefret aktığını hemen fark etmişti. Fakat fazla tepki verme fırsatı bulamadan Judith ağzına doğru bir pamuk parçası kapattı. Elinde olmadan, heyecan ve korkunun da neden olduğu bir etki ile birkaç derin nefes çekti. Her nefes onu bulunduğu ortamdan biraz daha uzaklaştırıyordu. Bir anda yerde olduklarını fark etti Carolyn. Judith onun üzerine çıkmıştı ve tüm gücü ile hareketlerini engelliyordu. Fazla uzun sürmeden tüm gücünü kaybetti. Kendinden geçmeden hemen önce Judith kulağına doğru eğilerek “Hesaplaşma zamanı geldi.” diye fısıldadı.
Carolyn kendisini kaybettikten hemen sonra Judith hızla sırt çantasını bıraktığı yere doğru koşmaya başladı. Hızlı hareket etmesi gerektiğini biliyordu. Kimseye yakalanmadan bu işi halletmesi gerekiyordu. Hemen sırt çantasından aldığı iplerle geri döndü ve Carolyn’in ellerini arkasından bağladı. Yanında bulunan bez parçalarından bir kısmını Carolyn’in ağzına tıkadıktan sonra üzerini bantladı. Ardından Carolyn’i sırtına alarak hızla geldiği yöne geri gitmeye başladı. Judith sürekli spor yapan birisi olmasına rağmen Carolyn onun nazik kolları için fazlası ile ağırdı. Ama içindeki nefretin gücü acısını hafifletiyordu. Gelirken 15 dakikada aldığı yolu bu kez ancak 20 dakikada dönebilmişti. Park yerinde şimdi 2 araba daha vardı. Ama neyse ki yeni gelenler ormanın diğer tarafına doğru yol almışlardı. Judith hemen arabasına yöneldi ve bagajı açarak Carolyn’i içine yatırdı. Buradan Carolyn’in evine gideceklerdi. Carolyn’in cebinden arabasının anahtarlarını alarak onun arabasına gitti ve oradan evinin anahtarlarını aldı. Artık daha hızlı bir şekilde hareket ediyordu. Evin anahtarlarını aldıktan sonra hemen kendi arabasına döndü. Carolyn halen uyumasına devam ediyordu ve yaklaşık yarım saat daha bu şekilde uyumaya devam edecekti. Hemen direksiyona geçerek daha önce hiç gitmediği ancak eşinin defalarca kez gittiği eve doğru yol almaya başladı.
Eve vardığında hiç duraksamadan kapalı garaja girdi. Carolyn’in evi müstakil olduğu için planını gerçekleştirmesi daha kolay olacaktı. Arabadan indikten sonrada ilk işi hemen garajın kapısını kapamak oldu. Daha sonra bagajı açtı. Carolyn kendine gelmişti ancak çok sersemlemiş gözüküyordu. Fazla etkili olmayan bir şekilde iplerden kurtulmaya çalışıyordu. Judith’i gördükten sonra iplerden kurtulmak için daha fazla çırpınmaya başladı. Ancak bunun pek bir yararı yoktu. Judith ormanda yaptığı gibi onu kucağına alarak eve götürdü. Carolyn ona korkulu gözlerle bakıyordu ve elbette başına neler geleceğini merak ediyordu. Judith direk olarak evin üst katına çıktı. Kendisine geniş bir alan arıyordu. Fazla sürmeden aradığını buldu. Carolyn evinin üst katını kütüphane olarak düzenlemişti. Kütüphanenin kitaplıklarının tamamı duvar ile birleşikti ve odanın orta kısmında oldukça geniş sayılabilecek bir boşluk vardı. Carolyn’i buraya yatırdıktan sonra hızlı bir şekilde arabaya dönüp çantasını aldı. Geri döndüğünde Carolyn iplerinden kurtulmak için tüm gücü ile çabalıyordu. Bir süre keyifle onu izledikten sonra tekrardan kloroformlu bir pamuk hazırladı. Bunu gören Carolyn yerde sürünerek Judith’den kaçmaya çalıştı ancak bunun bir yararı olmadı. Judith yerde bağlı yatan kurbanının burnuna hiç zorlanmadan ilaçlı pamuğu kapadı. Fazla geçmeden Carolyn tekrar kendinden geçti.
Judith artık acele etmiyordu. Önünde uzun bir süre vardı. Öncelikle Carolyn’in ellerini çözdü. Ardından yavaş hareketler ile onun üzerindekileri çıkartmaya başladı. İşi bittiğinde Caroly’in üzerinde sadece koşu ayakkabıları ve beyaz çorapları kalmıştı. Carolyn’i odanın daraldığı noktaya doğru sürükledikten sonra kitap raflarını arasına garajdan bulduğu uzun bir sopayı yerleştirdi. Ardından Caroly’in ayaklarını bu sopaya çok sıkı bir şekilde bağladı. Ellerini de hemen başının üzerinde bulunan kalorifer peteklerine bağlamıştı. Ağzındaki bantı hiç almamaya karar verdi. Bir süre daha sessiz kalmasında yarar vardı. Carolyn yavaş yavaş kendine gelmeye başladığı sırada Judith hemen arabasından yanında getirdiği kalın sopayı alıp geri döndü. Carolyn’in suçunu ayakları üstlenecekti. Onu yürüyemeyecek hale gelene kadar falakaya yatırmayı planlıyordu.
Yaklaşık 10 dakika kadar sonra Carolyn iyice kendine geldi. Bağlı bulunduğu pozisyon onu oldukça korkutuyordu. Bunu gözlerinden anlamak çok kolaydı. Judith ona doğru yaklaştı ve “Artık acı çekmenin zamanı geldi.” dedi. Öncelikle Carolyn’in ayakkabılarını çıkarttı. Ardından da kısa, bileklerine kadar gelen beyaz çoraplarını. Carolyn başına gelecekleri anlamışçasına ayaklarını bağlı olduğu sopalardan kurtarmak istedi. Ancak Judith önlemini çok iyi almıştı ve kurtulması olanaksızdı. Judith bir süre parmaklarını Carolyn’in pürüzsüz ayak tabanlarında gezdirdi. Daha sonra eline sopayı aldı ilk vuruşu yapmak için hazırlandı. Carolyn korku ile ilk darbeyi ayak tabanlarında hissetmeyi bekliyordu. Gözlerini kapatmıştı. Yaklaşık 5 saniye sonra sopanın havada çıkardığı ıslık sesini duydu ve ardından tabanları sopanın darbesi ile bir anda kavrulamaya başladı. Bağırmak istiyordu ancak ağzına tıkılan bez parçası engel oluyordu.
Judith acıma duygusunu sabah evden çıktığından beri artık üzerinde taşımıyordu. Giderek artan bir tempo ile sopayı karşısında gittikçe kızaran ayak tabanlarına indiriyordu. Carolyn’in gözlerinden boşalan yaşları gördükçe çektiği acıların hafiflemesini bekliyordu. Yaklaşık yarım saat tempolu bir şekilde bu işlem sürdü ve Judith artık ara verdiğinde Carolyn’in tabanlarında artık bazı yerlerde deri yarılmış ve kan sızmaya başlamıştı. 5 dakika kadar dinlendikten sonra daha fazla acı ile dolu yarım saat daha işleme devam etti. Ardından tamamen durdu. Artık karşısında acıdan çevresini bile göremeyen çaresiz biri vardı. Ayakları ise berbat haldeydi. Uzunca bir süre üzerlerine basması nerdeyse imkansızdı.
Judith önce Carolyn’in ayaklarını çözdü ardından ellerini çözmeden yalnızca kalorifer peteğinde sabitlediği yerlerden kurtardı ve onu kucağına alarak yatağına doğru götürdü. Carolyn’i yatağa yatırdıktan sonra bu kez ellerini başının hemen üzerinde bulunan yatağın demirlerine bağladı. Ayaklarını da iki yana açıp yatağın kenarlarına bağladı. Carolyn tüm bu işlemler boyunca tepkisiz bir şekilde kaldı. Sanki tüm gücü ayaklarında açılan yaralardan akıp gitmişti.
Judith Carolyn’i yatağa bağladıktan sonra burada işinin bittiğini anladı. Carolyn’i bilerek bağlı bırakıyordu. Çünkü bundan sonraki hedefi kocası olacaktı. Ve Carolyn serbest olursa bu durumdan eşine bahsedebilirdi. Bu yüzden kocasıyla da işi bitene kadar Carolyn burada kalacaktı. Judith kocası Ralph’e de aynı yöntemi kullanmayı düşünüyordu. Tabi eşinin daha güçlü olduğunu düşünürse bunu gerçekleştirmek biraz zor olacaktı. Ama bunun içinde aklında birkaç plan vardı. Şimdi eve gitmeli ve kendisini evde gerçekleştireceği falaka seansı için hazırlamalıydı.
Son bir kez Carolyn’e baktı. Buraya geri dönecekti.
Malzemelerini topladıktan sonra arabasına bindi ve evinin yolunu tuttu. İntikam henüz bitmemişti

Yazar: Alsarar
Copyright BDSMTurk.com